Isı pompasıyla ilgilenen hemen herkesin ilk sorusu aynı: "Elektrikle çalışıyor — faturam ne olacak?" Soru haklı, çünkü aklımızdaki referans elektrikli ısıtıcılar. Oysa ısı pompasının çalışma mantığı bambaşka ve faturanın matematiği bu farkta gizli.

Elektrikli ısıtıcıyla temel fark: üretmek değil, taşımak

Elektrikli soba veya rezistanslı ısıtıcı, harcadığı 1 birim elektriği en fazla 1 birim ısıya çevirir — fizik buna izin verir, fazlasına değil. Isı pompası ise elektriği ısı üretmek için değil, dışarıdaki havada zaten var olan ısıyı içeri taşımak için kullanır. Harcadığı 1 birim elektriğe karşılık havadan topladığı enerjiyle 3-4 birim ısı verir. Buzdolabınızın içini soğuturken arkasının ısınmasıyla aynı prensip — sadece yön tersine çevrilmiş hâli.

Bu orana COP (Coefficient of Performance) denir: cihazın verdiği ısının, harcadığı elektriğe oranı. COP 4 olan bir cihaz, 1 kW elektrikle 4 kW ısı verir — yani aynı ısınma için elektrikli ısıtıcının dörtte biri kadar elektrik harcar.

COP ile SCOP farkı: etikette hangisine bakmalı?

Broşürlerdeki parlak COP değeri genellikle tek bir test koşulunda ölçülür ve en iyi senaryoyu gösterir. Gerçek hayatta dış hava sıcaklığı gün gün değişir; bu yüzden asıl bakılması gereken değer SCOPtur (Seasonal COP): bütün ısıtma sezonunun ortalama verimi. SCOP, soğuk günleri de hesaba kattığı için faturayı tahmin etmeye çok daha yakın bir rakamdır. İki cihazı karşılaştırırken COP'u değil SCOP'u yan yana koyun.

Soğukta verim düşer mi?

Evet, dış sıcaklık düştükçe havadan toplanacak ısı azalır ve COP geriler — bunu söylemeyen anlatıma temkinli yaklaşın. Ama iki önemli not: birincisi, güncel R32 gazlı cihazlar eksi sıcaklıklarda da çalışmaya devam eder; ikincisi, Kocaeli gibi denize yakın, ılıman kışları olan bir bölge ısı pompası için elverişli iklimdir — sezonun büyük bölümü cihazın verimli çalıştığı sıcaklık aralığında geçer. Sert karasal iklimlerdeki verim tartışmaları bizim bölgemizin gerçeği değildir.

Faturayı asıl belirleyen 4 faktör

1. Binanın yalıtımı. Isı pompası ne kadar verimli olursa olsun, kaçan ısıyı telafi etmek için çalışır. Aynı cihaz, yalıtımlı binada bambaşka bir fatura çıkarır.

2. Su sıcaklığı. Isı pompası, düşük su sıcaklığıyla çalışan sistemlerde (özellikle yerden ısıtma) en yüksek verimini verir. Radyatörü kaynar su ile beslemek yerine geniş yüzeyi ılık su ile beslemek, COP'u belirgin şekilde yukarı çeker. Bayisi olduğumuz Hisense Hi-Therma serisi, düşük su sıcaklığında A+++ enerji sınıfına ulaşır.

3. Doğru boyutlandırma. Küçük seçilen cihaz soğuk günlerde yetişemez ve elektrikli yedek ısıtıcıya başvurur — fatura o gün sobaya döner. Büyük seçilen cihaz ise sürekli dur-kalk yapar, verimi ve ömrü düşer. Boyutlandırma tahminle değil ısı yükü hesabıyla yapılmalıdır.

4. Kullanım profili. Gün boyu sabit sıcaklık tutmak, akşam eve gelip sistemi sıfırdan yüklemekten genellikle daha ekonomiktir — ısı pompası ani yüklenmeyi değil istikrarlı çalışmayı sever.

Peki kombiyle kıyasla ne çıkar?

Bu, gaz ve elektrik tarifelerine, binanıza ve kullanımınıza bağlı bir hesaptır — genel geçer tek bir cevabı yoktur ve rakam vermeden önce binayı görmek gerekir. Ayrıntılı karşılaştırmayı Isı Pompası mı Kombi mi? yazımızda anlattık. Kendi binanızın rakamını merak ediyorsanız ücretsiz keşif isteyin: ısı yükünüzü hesaplayıp güncel tarifelerle karşılaştırmalı işletme maliyetini çıkaralım — pazarlama rakamı değil, sizin binanızın rakamı.

← Tüm Yazılar